Röportajlar/Diziler

Eski AKP milletvekili Reha Çamuroğlu, “hala AKP’li, ama bu seçimlik oyu CHP’ye”

re

“AKP arzu ettiğim yöne gitmedi, kaybettim. Abdullah Gül de kaybetti, Arınç da, Babacan da”
“TSK itiraz etmeseydi, Erdoğan çoktan Suriye’ye girerdi”
“İktidarda kalmak için Suriye, Musul gibi yeni enstrümanlara ihtiyaçları var”
“AKP için 2002’de DSP’nin çöküşüne benzer bir durum hissediyorum”
“Erdoğan mitinglere devam ederse AKP oyları daha da düşer”

 
ANKARA-Eski AKP milletvekili Reha Çamuroğlu, AKP’nin gidişatını, 2002’de DSP’nin “dramatik çöküşü” ne benzeterek, “Tayyip beyin her mitinginde AKP’nin oyları biraz daha düşüyor” dedi. Çamuroğlu, “Erdoğan ve onun iktidar blogunun iktidarlarını sürdürmek için Suriye, Musul gibi yeni enstrümanlara ihtiyacı olduğunu” vurgularken “TSK itiraz etmeseydi, Erdoğan çoktan Suriye’ye girerdi” görüşünü dile getirdi. Halâ “AKP üyesi” olan Çamuroğlu, “bu seçimlik” oy tercihinin CHP’den yana olacağını da açıkladı.
Çamuroğlu, seçimlere giderken AKP’nin durumu ve beklentileriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.
7 Haziran’da ne bekliyorsunuz?
HDP şu an sınırda, ama her geçen gün barajı geçme ihtimalinin biraz daha yükseldiği kanatindeyim. Milli ittifakın bir süpriz yapabileceği kanaatindeyim. AKP yüzde 40 civarında olur. Fakat eğer duygularımla haraket edersem, 2002 seçimlerine benzer bir durum görüyorum. 2002 seçimlerinde DSP’nin dramatik çöküşüne benzer bir durum hissediyorum. AKP’nin çok ciddi bir çöküş yaşama ihtimalini bir kenara bırakmıyorum. Sokakta Tayyip bey için “Tamam bu millet seni Cumhurbaşkanı da yaptı, yeter” tavrı görüyorum. Tayyip beyin her mitinginde AKP’nin oylarının biraz daha düştüğü kanattindeyim, mitinglere devam ederse daha da düşecektir.
Başkanlık sistemine geçiş planlarıyla ilgili öngörünüz nedir?

367 rakamına ulaşmaları imkansız. 330’a ulaşırsa da başkanlık sistemi için ülkeyi refaranduma götürebileceği kanaatinde değilim. AKP çok ciddi fire verir. Davutoğlu’nun hiçbir mitinginde başkanlık sistemiyle ilgili bir cümle duymadık. AKP 276’da kalırsa, en geç bir sene içinde bir erken seçim olacağını düşünürüm. Yönetme ehliyetini yitirir. 276’nın altına düşmesi durumunda ise; Binali Yıldırım’ın yaptığı açıklamanın savaş borusu olduğu kananatindeyim. Açıkça Cumhurbaşkanı’nın bir koalisyona izin vermeyeceğine işaret etti.

AKP’yi bu kadar eleştiriyorsunuz ama hal^a partilisiniz!
AKP’yi eleştirdiğim zaman AKP karşıtlarından şöyle bir tepki geliyor. “Aklın şimdi mi başına geldi, günaydın…” Bu yaklaşımın siyasetin anlamaktan nasipsiz olduğunu düşünüyorum. AKP’nin tabanı Türkiye’nin büyük bir realitesidir. Ben 2007’de AKP’ye katıldığımda bugünkü görüşleri savunanlar olduğunu biliyordum, körlükle katılmadım. Ama AKP’de başka tür insanlar olduğunu da, AKP’nin bir koalisyon olduğunu biliyordum. Partinin benim de arzu ettiğim yönde biçimlenmesi için bir uğraş verdim. Bu uğraşı kaybettim. Sayın Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı olarak kaybetti, sayın Arınç da kaybetti, Babacan da kaybetti. AKP artık bir koalisyon değildir, sadece sayın Erdoğan’dır.
Seçimlerden sonra AKP’de bir değişim bekliyor musunuz?
Evet. Sayın Erdoğan lider değişikliğine gider kesinlikle, Davutoğlu devam etmez. Eğer bir iç muhalefet olursa çok farklı sonuçlar da çıkabilir. Ya AKP’de toptan bir yönetim değişikliği olabilir, sayın Erdoğan’ı anayasanın cumhurbaşkanı tanımı içinde davranmaya ikna edecek bir yönetim olabilir, ya da bir bölünme olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül’le de açıkça karşı karşıya geliyor. Ancak Gül, net tepkisel bir adım atmıyor…
Sayın Akşener’e yapılan iğrenç iftirayı izledik. Türkiye’de siyaset boğazına kadar iftiraya, pisliğe battı. Bu tür iftiralardan kimse korunmuş değildir. Sadece bu nedenden bile sayın Gül’ün, sayın Arınç’ın, sayın Babacan’ın çok daha dikkatli davrandıklarını ve bunda da pek haksız olmadıklarını düşünüyorum. İnternet trollerle doldu. Ahlak, namus duygusu olmayan, insanların bireyselliklerine saygısı olmayan bir saldırgan ekip iktidar blogunun önemli bir kısmına yerleşti. Bu pisliğin içine girmemek pek çok insan için saygı duyulması gereken bir durum olarak ortaya çıktı.
7 Haziran’da seçmen olarak ne yapacaksınız?
Oyumu CHP’ye vereceğim. Ama bu seçimlik bir destek. CHP’nin benim beklentimin altında kaldığını düşünüyorum listeleriyle.
Suriye’ye girilebileceği spekülasyonları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cengiz Çandar’ın bir yazısının başlığı “Suriye Türkiye’nin Vietnam’ı olabilir mi?”. Bu başlığın özüne katılmakla birlikte, başlığa katlılmıyorum. Çünkü ABD Vietnam’dan sonra batmadı, Türkiye batar! ABD öyle bir büyük bir ülke ki, bunun yaralarını sardı. Türkiye saramaz, biter. Ben TSK’nin tavrına güveniyorum. TSK’nin böyle bir maceraya girmeyeceği kanaatindeyim. Genelkurmay Başkanı’nın izne ayrılmasını da bu kapsamda görüyorum.TSK’nin itiraz ettiğini düşünüyorum. Ordu itiraz ettiği için olmuyor. Yoksa Erdoğan çoktan girmiş olurdu. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi türbülansta sayın Erdoğan ve onun iktidar blogunun iktidarda kalmak için yeni enstrümanlara ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Suriye, Musul gibi.

Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu mezunuyum. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi İzmir bürosunda çalışmaya başladım. 1993’ten bu yana Cumhuriyet Ankara bürosunda çalışıyorum. İlk baskısı “Ölüme Oy Vermek-İdam Tarih Oldu Utancı Kaldı”, ikinci ve üçüncü baskıları “Yargılı İnfazlar” adıyla yayımlanan bir kitabım var. İkinci kitabım, Edebiyat Parçalayan Nutuklar İmge Kitabevi yayınlarından çıktı.

Yorum Bırakın