Günebakan

Kamer Genç’in ardından/ Danışma Meclisi’nde tek başına idamlara “hayır” diyen “akılsız”!

Bazen “bir doğru” çok yanlışı götürür!

 

Kamer Genç’in arkasından çok söz söylendi, yazıldı. Renkli kişiliğinin, “tek kişilik muhalefeti”nin altı çizildi. Malum cepheden de “çiçek sulama…”lı hakaret ve saldırılar geldi. Elbette Kamer Genç’in siyasal üslubu eleştirilebilir. Zaten, söylediklerinin içeriğinden çok üslubu tartışılırdı. Sert üslubu ve ağzının kıyısındaki o alaycı gülümseme, çoğu kez söylediklerinin içeriğinin algılanmasını engellerdi. Ancak gidişinin ardından -bir hak teslimi olarak- bazı anımsatmalar yapmak gerekiyor.

 

Yakın tarihteki idamları incelediğim ve idamlara oy verenlerle konuştuğum yazı dizisini (Yargılı İnfazlar/ Türkiye Tarihinde İdamlar adıyla kitaplaştı.) hazırlarken Danışma Meclisi’ne gelen idam dosyaları ile ilgili olarak Kamer Genç’le de konuşmuştum. Anımsayalım, anımsatalım: 3 Mart 1982 tarihinde Danışma Meclisi’nin önüne ilk idam dosyası, Mehmet Ali Ağca Hakkındaki Ölüm Cezasının Yerine Getirilmesine Dair Kanun Tasarısı gelir. İnfaza onay verilmesi yönünde konuşmalar yapılır. 131 üye idama “evet” der, sadece Kamer Genç “hayır” oyu kullanır. (Danışma Meclisi’ne gelen diğer idam tasarılarında ‘hayır’ oyları ikiye yükselir. Kamer Genç’le birlikte Ertuğrul Alatlı da idamlara karşı  oy kullanır) O  ortamda, darbe ikliminde kolay değildir bu oyları kullanmak…

 

“Hanım radyoda haberi duyunca ‘o akılsız kim’ dedi”

 

Kamer Genç,  Ağca’nın infazı ile ilgili tasarı geldiğinde “önce kafasının biraz karışık olduğunu” vurgulamış ve o günü şöyle anlatmıştı:

Terör atmosferi vardı. O günlerde generaller çıktı, çok ağır laflar söyledi. Ben aslında tereddüt içindeydim. Mehmet Ali Ağca  malum kişi, faşist bir adam. Biz sosyal demokrat insanlarız. Ancak tehdit havasında konuşmalar olunca, ilkeler adına ben de çıktım ret oyu verdim. Danışma Meclisi’nde çıkıp tek başıma ret oyu kullanınca millet bana selam vermedi. Oylamanın olduğu gün akşam üzeri hanımla bir kokteyle gidecektik. Hanımla oyum hakkında konuşmamıştım. Arabada giderken radyo 19.00 haberlerini verdi, bir üye karşı oy kullandı, diye. Hanım ‘o akılsız kim’ dedi. O da çok huzursuzdu.”

Kamer Genç’in siyaseten yanlışları, gelgitleri vardır. Ama Danışma Meclisi’nde tek başına idam cezasına karşı çıkmışlığı da vardır. Her zaman “üç yanlış bir doğruyu” götürmez. Bazen de, “bir doğru çok yanlışı” götürür…

Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu mezunuyum. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi İzmir bürosunda çalışmaya başladım. 1993’ten bu yana Cumhuriyet Ankara bürosunda çalışıyorum. İlk baskısı “Ölüme Oy Vermek-İdam Tarih Oldu Utancı Kaldı”, ikinci ve üçüncü baskıları “Yargılı İnfazlar” adıyla yayımlanan bir kitabım var. İkinci kitabım, Edebiyat Parçalayan Nutuklar İmge Kitabevi yayınlarından çıktı.

Yorum Bırakın