Röportajlar/Diziler

“Maraş kalbimde yaradır”/ 1.BÖLÜM

dizifoto

Ateşin Karası Hala Kalplerde

36 yıl geçti, katliamı anmak bile yasak

“Anma”, “acıya saygı” hakkı

Dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş: MİT’in dahli vardı, büyük tertipti

SUNUŞ

19-26 Aralık 1978 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta kara, karanlık, vahşi bir kırım haftası yaşandı. Öyle vahşi bir katliam ki; kelimeler utanır anlatmaya, boyunlarını büker, susar. Çiçek Sinemesı’na bomba atılmasıyla başlayan olaylarda, solcu iki öğretmen öldürülmüş. Cenaze kortejine yapılan saldırının ardından, Alevilerin yaşadığı mahalleler hedef alınmış, yüzlerce ev, dükkan yakılmış. Sokaklarda “Maraş Alevilere mezar olacak” sloganları atılmış ve “mezar olmuş”. Resmi rakamlara göre 111 kişi öldürülmüş. Bu katliamın davasında mağdurlar duruşmalara bile gelememiş, avukatlar öldürülmüş. Uzun dava süreci sonunda idam, müebbet hapis cezaları verilmiş, Yargıtay’da bozulmuş. Bugün bu katliam nedeniyle cezaevinde yatan bir tek kişi bile yok, katliamcıların önderlerinden 68’ine ise hiç ulaşılamamış bile. Kahramanmaraş doğumlu şair Bejan Matur, “Kör bir Maraş bıçağını taşlara sürtüyorlar /Kan için. /Sulara karışacak/ Ve unutulacak kan için” diyor. Katliam görmüş, yaşamış bir kentin sesine kulak verdik. O kara, kapkara haftada dökülen kanın sulara karışıp unutulmaması için…

—————————–

Kahramanmaraş’ta katliamın izleri silinmeye çalışılıyor

Yakılmış evlerin kalıntıları yıkılmış

Kahramanmaraş katliamının üzerinden 36 yıl geçmiş. Alevi mahalleleri boşalmış. Kimi korkudan göçmüş, kimi acıyla başedememiş terketmiş yaşadığı kenti. Katledilenlerden bazılarının mezarları bile kayıp. Kent “kahraman” olarak anılmak istiyor; bu “kara” katliamı belleklerden silmek istiyor yöneticiler. Ama anılardan, yüreklerden silemiyorlar. Kentin her sokağı, her köşe başı katliam günlerinden bir anı saklıyor.

Kalenin altında, iki solcu öğretmen Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu’nun cenazeleri sırasında insanların üzerine ateş edilen evler yok artık. Öğretmenlerin cenazelerinin “Komünistlerin cenaze namazı kılınmaz” diye sokulmadığı Ulu Cami’nin önünden geçip Alevilerin yaşadığı Yörükselim mahallesine çıkıyoruz. Sokaklar bomboş, köşede bir kahvenin önünden geçiyoruz. Katliamdan 7-8 ay önce taranmış, “Dede” Sabri Özkan öldürülmüş. Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği BaşkanıMüslim İbili, o günü anımsıyor: “O kahvede yaşlılar otururdu, biz gençler onun hemen üstündeki orta kahvedeydik. Silah sesleriyle çıktık, 2-3 kişinin kaçtığını gördük. Taş atıyorlar, sonra tarıyorlar. Sabri Özkan dede ayağa kalkıyor, kollarını açıyor. 8 mermi çıktı vücudundan.”

Dernekte sohbet ettiğimiz yurttaşların katliam anıları ilk gün gibi taze. Bizi dolaştırırken “Kardeşim şurada vuruldu”, “Şu ev yakıldı”, “Şuradan aşağı doğru yürüdük cenazeleri aldıktan sonra” gibi cümleler kuruyorlar arka arkaya. Onlar unutmuyor, ama katliamın anılarını silmek isteyenler de boş durmuyor. Öyle ki, televizyoncuların sık sık gelip çekim yaptığı yakılmış evlerin kalıntıları sessiz sedasız yıkılıvermiş. Sadece bir duvarda kalmış ateşin karası. Müslüm İbili “Katliamın tüm izlerini yok etmek istiyorlar. Biz müze yapmak istiyorduk” derken, soruyor: “Unutalım, diyorlar. Ama unutmamız için ne yaptınız?”

Katliamın üzerinden 36 yıl geçmiş, anmak bile yasak! Sadece bir kez, 2010 yılında Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından bir anma etkinliği düzenlenebilmiş. “Bozkurt”işareti yapıp tekbir getirererek yürüyen bir grup “Apo’nun p..i”, “Burası Maraş buradan çıkış yok” sloganları atarak yürüyüşe geçince alelacele etkinlik tamamlanmış. Katliamın bir numaralı sanığı, beraat ettikten sonra milletvekili olan Ökkeş Şendiller de yaşananları Valilik karşısındaki irtibat bürosundan izlemişti. Yine bir katliam yıldönümü yaklaşırken, “anma” çabaları gündemde. Müslim İbili “Yarayı kaşımayalım, kara leke, diyorlar izin vermiyorlar. Tıpta kanayan yara iyileşir. Geçen yıl dernekte toplandık. Bu mahalleye giriş çıkışları kapattılar insanlar gelemesin diye, Maraş’ı kapattılar” diyor. “Burada Alevilere ne iyi gelir? Neler yapılmalı” sorusuna da şu yanıtı veriyor:

“Belediyede 1 Alevi arkadaşımız var. Samimiysen ‘Katil Kahramanmaraş’tan utanç duyuyorsan, bir şeyler yapacaksın. Darbeye giden yol Maraş’tan geçti. Bizim istediğimiz eşit yurttaşlık temelinde insanların mutlu, birlikte yaşamaları. Alevilere, cemlerimize, ibadetlerimize hala önyargıyla bakılıyor. Merkezde cemevi yok. Bir arsa aldık, barışın simgesi olarak bir cemevi yapılacak. ‘Darbeciler yargılansın, gerçek suçlular bulunsun, Kahramanmaraş dosyaları yeniden açılsın’ sloganları atıyoruz. Ama maalesef bunu isteyen de, yapan da zaten derin devlet. Bunlar Maraş’ta da başlamadı. Dersim’le yüzleşilmediği için Maraş oldu.”

Hasan Kaçmaz, “Aleviysen Maraş’ta iş yok. Bir iş başvurusu yapıyoruz, Yörükselimli olduğunuz için alınmazsınız, diyorlar. Kimliğimizi mi değiştirelim” diye söze karışıyor.

Bir zamanlar CHP’nin kalesiydi !

Katliamdan önce Kahramanmaraş’ta CHP çok güçlüymüş, 3 milletvekili ve bir senatör çıkarıyormuş. Katliamdan sonra büyük göç olmuş, Aleviler kenti terketmiş. Bugün kentin 8 milletvekilinden 6’sı AKP’li, 1 MHP’li ve 1 CHP’li milletvekili var. CHP İl Başkanı Esat Şengül, anma etkinliklerine izin verilmesini istiyor. “Narlı diye 20 km ilerde beldemiz var, orada yapılsın, deniyor. Kahramaraş’ın daha iyi anılabilmesi için bu yaşanan olayları hep birlikte kınamak lazım. Kardeşçe bir anma etkiliği yapalım. Devletin kolluk kuvvetleri anmaya gelen onbinlerce insanı engelliyor da, burada toplanan, provake edecek 500 kişiyi mi engelleyemeyecek?” diyor.

Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Pazarcık’a da gittik ve eski Pazarcık belediye başkanı Kamil Dalkara’yı ziyaret ettik. Son seçimlerde HDP de aday çıkarınca, 200 dolayında farkla kaybetmiş, AKP adayı kazanmış. Katliam anıları taze, o günleri anlatırken gözleri doluyor. “Hala katliam korkusu var. Anma etkinliğinde yine saldırdılar, anma bile yapamıyoruz. Sünni kitlenin Alevi toplumuna bakış açısını hiçbir şey değiştiremez. Kerbela’dan Dersim’e, Maraş’ta bugüne kadar hep Aleviler katledilmiş” diyor.

Hasan Fehmi Güneş: MİT’in dahli var, istihbarat sıfırdı

Can Dündar ile Rıdvan Akar’ın Bülent Ecevit’in arşivinden yayımladıkları “Çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır” notu düşülen belgede Kahramanmaraş olaylarıyla ilgili olarak “MHP’nin bir organı haline gelen MİT’in CHP zamanında meydana gelen büyük olayları yapan ve yaptıran MHP’lilere ait hiçbir istihbarat ve bilgiyi vermeyip sakladığı” ifade ediliyordu. Katliamın ardından İçişleri Bakanı olan Hasan Fehmi Güneş, “Tam hazırlanmış bir tertipti. Oradaki Alevilere, solculara karşı uzun süre hazırlanarak yapılmıştı” diyor. Katliama “MİT’in dahli olduğu” görüşünü yineliyor. Öyle ki; o dönemde MİT’ten hiçbir istihbarat alamadıkları gerekçesiyle Başbakan Bülent Ecevit’e “MİT’i lağvedelim” bile demiş. Bu sözlerini anımsattığımızda şu değerlendirmeleri yapıyor:

“MİT yöneticilerinden önemli birkaç o zamanki saldırıyı düzenleyenlerle hem ideolojik, hem de diğer açılardan yakın kişilerdi. O nedenle MİT’in katkısı olduğu kanısındayım. Sayın Ecevit’le konuşmamız sadece Kahramanmaraş’la ilgili değildi. Başka yerlerde de benzer olaylarla karşılaştığımızda bulgular daha güvenilir, daha devletten yana bir istihbarat örgütü oluşturmamız gerektiği düşüncesini oluşturmuştu bende. Çok zor bir dönemdi, devletin kimliğine dönük saldırılar yapılıyordu ve istihbarat sıfırdı.”

Güneş, katliamların sosyaldemokratların iktidar ya da iktidar ortağı olduğu dönemlerde yaşandığına dikkat çekerek yönelttiğimiz sorulara da “Sol politikanın iktidarda olduğu, gelişmekte olduğu, önünün açıldığı zamanlarda bunlar yaşandı. Sol yokedilmek isteniyordu. Yeşil kuşak yürürlükteydi o zamanlarda” yanıtını veriyor.“Kahramanmaraş bitmeyen acıdır. Elebaşılar ödüllendirildi. Sivil toplum örgütleri yurt dışında daha aktifler. Ama Türkiye’de acılarını anmaya bile ceseret edemiyorlar” diyen Güneş, “Ne yapılmalı” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Pek çok aile koptu gitti, yurt dışlarına gitti, başka yerlere gitti. İnsanları kendi yurdunda sığınacak yer aramak zorunda bıraktı o olaylar. Bu, hiç kuşkusuz devletin yeterli önlem almamasından, özen göstermemesinden kaynaklanmıştır. Kuru bir özür dileme yetmez, ama o insanların gönlünü alabilir. Saldırıya uğrayan o kitlenin bundan böyle özgürce yaşama koşullarının gerçekleştiğini göstermek, geliştirmek gerekir. Sadece özür dilemek değil, onların bu ülkenin gerçek sahipleri olduğunu, özgürce, rahatça bütün geleneklerine uygun bir biçimde yaşama koşullarını gerçekleştirmek gerekir. Meclis’te araştırma komisyonları kurulabilir. Oradan çıkacak sonuçlara göre, hukuk yollarını açılabilir. Pek çoğu zaman aşımına uğratıldı, hukuki süreçler hazırlanabilir. Meclis ‘bu toplumsal yarayı kanıyor olmaktan çıkaracağız’derse yapılacak şeyler olabilir. ”

————————————

Kaç kayıp var?

12 Eylül darbesinin en önemli nedenlerinden sayılan katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi yaşamını yitirmiş. 150 kişi diyen de var, çok daha fazla olduğunu söyleyenler de. Dönemin CHP Kahramanmaraş Milletvekili Hüseyin Doğan “Raporlar 111 doğrultusunda, mahkeme kararında ‘116 kişi’ diye geçiyor. 150 midir, daha fazla mıdır bilemeyiz, ama 111’den fazla olduğu kesin. İnsanların nereye gömüldüğü belli değil. Herkes kaçış halinde, ölüsünü kaçıran da var, canını kurtarmak için kaçan da var…” diyor. Katliamdan sonra yargılanan Devrimci Savaş davası sanığı Hamit Kapan ise “Belgeleyemiyoruz ama 1306 kişinin öldüğünü biliyoruz. Hastanede ölülerin ayaklarına takılan rakamlardan 1050. rakamın takıldığını görüldüğünü biliyoruz. Çevre köylerdekilerle beraber 1300’ü geçiyor” diyor.

Cumhuriyet gazetesinde 19 Aralık 2014 tarihinde yayımlandı

Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu mezunu. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi İzmir bürosunda çalışmaya başladı. 1993-2016 yılları arasında Cumhuriyet Ankara bürosunda çalıştı. Serbest gazetecilik yapıyor. Birgün Gazetesi ile BBC Türkçe, www.kültürservisi.com ve www.haberter.com internet sitelerinde yazıları yayımlanıyor. İlk baskısı "Ölüme Oy Vermek-İdam Tarih Oldu Utancı Kaldı", ikinci ve üçüncü baskıları "Yargılı İnfazlar" adıyla yayımlanan bir kitabı var. İkinci kitabı, Edebiyat Parçalayan Nutuklar İmge Kitabevi yayınlarından çıktı.

Yorum Bırakın