Okurken/Kitap Yazıları

“Nobelli” Bob Dylan, “görkemli kaybeden” Leonard Cohen

Müzisyen” şairler, “şair” müzisyenler

Şiirin müziği vardır, müziğin şiiri. Büyük müzisyenler ikisini biraraya getirmeyi başarır ve unutulmaz eserler yaratır. Onların “şarkı sözü”ne “şiir” denir. Bob Dylan ve Leonard Cohen işte bu “şair” müzisyenler ya da -bir başka deyişle- “müzisyen” şairlerden…

Beat kuşağının da temsilcileri arasında yer alan 75 yaşındaki Bob Dylan 1962 yılından bu yana toplam 69 albüm yayınlamış. 11 Grammy ile “Things Have Changed” isimli şarkıyla kazandığı bir Oscar ödülü bulunuyor. Dylan geçtiğimiz yıl da Nobel Edebiyat ödülü ile onurlandırıldı. Nobel Akademisi sürpriz bir kararla Bob Dylan’ın “şair” kimliğini öne çıkararak Nobel Edebiyat Ödülü’nü kendisine verdi. Yapılan açıklamada Dylan’ın “şarkı geleneğine yeni ve şiirsel bir ifade tarzı getirdiği”nin altı çizildi. İsveç Nobel Akademisi Daimi Sekreteri Sara Danius, “Bob Dylan, İngiliz yazın geleneğinin büyük bir ozanı…54 yıldır sürekli kendini yenileyerek, bugüne kadar çok sayıda orijinal eser ortaya koydu. Örneğin eğer 1966 tarihli ‘Blonde on Blonde’ albümünü dinlemeye başlarsanız, çok parlak bir kafiye özgünlüğü görürsünüz” dedi. Danius “Dylan geleneksel anlamda bir edebiyat eseri, roman veya şiir üretmedi. Bu anlamda ona bu ödülün verilmesi, Nobel’in ufkunu genişlettiği anlamına mı geliyor” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Öyle görünebilir. Ama aslında değil. Eğer edebiyat tarihinde geçmişe geri dönersek, 2500 yıl önce Homeros ve Safo’nun da dinlenmek, ve enstrümanlarla sahnelenmek üzere ebedi eserler ortaya koyduğunu görürüz. Bugün hala Homeros ve Safo’yu okuyoruz ve dinliyoruz. Bob Dylan’da olduğu gibi.”

Bir süre nefesler tutuldu, iki hafta kimse Bob Dylan’a ulaşamadı. Hatta İsveç Akademisi “Bob Dylan’a ulaşamıyoruz, pes ettik” açıklaması yaptı. Dylan’ın ödülü kabul edip etmeyeceği spekülasyonları yapıldı. Neyse ki Bob Dylan akademiye bir mektup yazıp “onur duyduğunu, ödülü gelip bizzat kendisinin almak istediğini, ancak verdiği başka sözler yüzünden maalesef bunun mümkün olmadığını” bildirdi. İnsan gerçekten merak ediyor değil mi, insanın Nobel ödülünü almaya gitmekten daha önemli ne işi olabilir diye!

Dylan Obama’ya da “hayır” demiş!

Dylan, AB Başkanı Barack Obama’ya da “Hayır” demiş. Obama’nın Nobel kazanan Amerikalılar için Beyaz Saray’da düzenlediği davete gitmemiş. Obama ile Dylan daha önce karşılaşmışlar. 2012 yılında Dylan’a “Başkanlık Özgürlük Madalyası” takdim eden Obama, o anı daha sonra şöyle anlatmış:

“Geldi, The Times They are a Changin şarkısı çaldı, şarkısını bitirdi, sahneden indi, elimi sıktı, hafifçe gülümsedi ve gitti. Hepsi bu kadardı. Bu bizim tek etkileşimimiz oldu. Sonra düşündüm: Bob Dylan böyle seviliyor. Size yardakçılık yapmasını ve size sırıtmasını istemezsiniz. Her şeye karşı belli bir mesafede kalmasını istiyorsunuz.”

Dylan Nobel ödül törenine gitmedi ama konuşma metnini gönderdi. Törende ABD’nin İsveç Büyükelçisi tarafından okunan konuşmada, Dylan şu görüşleri dile getirdi:

Şarkılarım edebiyat mı diye sormadım”

“Tıpkı Shakespeare gibi ben de yaratıcı çabalarımın peşinde koşmakla ve hayatın sıradan meselelerini tüm yönleriyle ele almakla meşgul oldum. ‘Bu şarkılara en iyi hangi müzisyenler gider? Doğru stüdyoda mı kayıt yapıyorum? Bu şarkı doğru tonda mı?’ Bazı şeyler hiç değişmez, aradan 400 sene geçmiş olsa dahi. Bir kez dahi kendime ‘Şarkılarım edebiyat mı?’ diye sormadım. O yüzden, hem bu soruyu düşünmek için zaman ayırdığı hem de nihayetinde böyle şahane bir cevap verdiği için İsveç Akademisi’ne teşekkür ediyorum.”

ABD’li şarkıcı, müzisyen Patti Smith ise törende Dylan’ın ‘A Hard Rain’s A-Gonna Fall’ isimli şarkısını seslendirmek için sahneye çıktı. Ancak sahnede heyecandan şarkı sözlerini unuttu. Patti Smith deyince hemen araya girelim. O da bir şair müzisyen. Çoluk Çocuk kitabıyla birçok ödül kazanmıştı. Fotoğrafçı Robert Mapplethorpe’la ilişkisi, 1960’ların sonu, yetmişlerin başındaki New York, şiir, Chelsea Otel, sanat ve cinsel politika odaklı bu kitap sadece bir özyaşam öyküsü gibi değil, bir dönem hikayesi gibi de okunabilir.

Bob Dylan’dan bir şarkı/şiir

Bob Dylan’ın kült şarkılarından Blowin’ in the Wind’in sözlerinin bir bölümünü Sabahattin Eyüboğlu çevirisiyle aktaralım:

Esen Yel Bilir 

Ne kadar yol aldı bu insan, kimbilir/Daha ne kadar yolu var/Bu beyaz güvercin kıyıya varmadan/Ne dağlar, denizler aşacak/ Bu toplar, ne zaman susacak, kimbilir/Bunları kime sormalı/Esen yel bilir, esen yel bunu/ Esen yellere sor bunu./ Esen yel bilir dost, esen yel bunu/ Esen yellere sor bunu.”

Can Yücel “Sesini Kaybetmeyen Şiir” adlı kasetinde Blowin’ in the Wind’i “Bir İrlanda Türküsü” diye okumuş. “Çeviri” yerine “Türkçe söyleyen” demeyi yeğleyen Can Yücel, Bob Dylan’ın şarkısının sözlerini de “Türkçe söylemiş”:


Daha kaç köyden sürülsün insan/ adam oluncaya dek?/ daha kaç derya dolaşsın martı/
bulsam diye bir tünek?/ daha kaç toptan atılsın gülle/ harp toptan kalkıncaya dek?/
cevabı, dostum, rüzgârda bunun,/ cevabı esen rüzgârda.

Leonard Cohen bir “görkemli kaybeden”

Kanadalı Leonard Cohen bir başka şair/ müzisyen. Bob Dylan Nobel ödülünü kazanınca “Niye Leonard Cohen değil?” diye soran az hayranı yoktu. Cohen ise arkadaşı Bob Dylan’ın Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasıyla ilgili olarak “Bence bu dünyanın en yüksek dağı olduğu için Everest’e madalya takmak gibi” dedi ve ekledi:

Bana soracak olursanız Bob Dylan bunu hepimizden iyi bilir: Şarkıları rasgele yazamazsınız. Eğer şanslıysanız bir aracın yıllar içerisinde bozulmamasını ve daima işe yarar olmasını sağlayabilirsiniz. Yine şanslıysanız niyetinizin bununla neredeyse hiç ilgisi yoktur. Her şey ne kadar sorunsuz çalışırsa çalışsın, uzun bir mesafeyi katedip edemeyeceğiniz hiçbir zaman sizin elinizde olmayacaktır.”

Cohen kısa süre önce aramızdan ayrıldı. 82 yaşındaki sanatçı ölümünden kısa bir süre önce “Ölmeye hazırım” demişti. Onun kelimeleriyle söyleyecek olursak “şanslı”ydı. Geride zamana yenik düşmeyen, unutulmaz birçok şarkı bıraktı. I’m your man, Dans me to the end of love, Suzanne, Hallelujah, Everybody Knows, So long Marianne.

Cohen’i 2009 yılında İstanbul konserinde izlemek bahtiyarlığına erişenler arasındaydım. Sahnede bir “dünya starı” gibi değil, “bilge” bir derviş gibiydi. Cohen geride bıraktığımız yılın Kasım ayında aramızdan ayrıldı. Geride “şiir gibi” -aslında ‘gibi’si fazla- şarkı sözlerinin yanı sıra romanlar da bıraktı. Onlardan biri de Görkemli Kaybedenler. 60’ların en önemli deneysel romanları arasında anılan bu kitap sanatçının Yunanistan’ın Hydra adasında yaşadığı günlerin ürünü. Kitap, Boston Globe gazetesi tarafından şöyle duyurulmuş: “James Joyce ölmedi. Cohen adı altında Montreal’de yaşıyor.”

Cohen adı James Joyce ile birlikte anılabilen bir müzisyen şairdi. Everybody Knows şarkısının sözlerinden bir bölümünün çevirisini paylaşalım:

Herkes bilir ki hilelidir zarlar/ Herkes içinden dua edip sallar/ Herkes bilir ki savaş bitti/ Herkes bilir, iyiler kaybetti/ Herkes bilir, bu dövüş danışıklı/ Fakir gene fakir, zengin daha varlıklı/ Bu işler böyledir/ Herkes bunu bilir/ Herkes bilir ki delik kayığın dibi/ Herkes biliyor kaptan kandırdı bizi.


Mesa ve Yaşam dergisinde yayımlandı.

Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu mezunu. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesi İzmir bürosunda çalışmaya başladı. 1993-2016 yılları arasında Cumhuriyet Ankara bürosunda çalıştı. Serbest gazetecilik yapıyor. Birgün Gazetesi ile BBC Türkçe, www.kültürservisi.com ve www.haberter.com internet sitelerinde yazıları yayımlanıyor. İlk baskısı "Ölüme Oy Vermek-İdam Tarih Oldu Utancı Kaldı", ikinci ve üçüncü baskıları "Yargılı İnfazlar" adıyla yayımlanan bir kitabı var. İkinci kitabı, Edebiyat Parçalayan Nutuklar İmge Kitabevi yayınlarından çıktı.

Yorum Bırakın